UMUDumuz İYİ YÖNETİM
AddThis Social Bookmark Button

Umud Madde Bağımlılığı ile Mücadele Derneği Dergisinin ilk sayısında yayınlanmıştır

UMUDumuzİYİ YÖNETİM

Doç.Dr.Himmet KARADAL*

Umudumuz iyi yönetilmek... İyi yönetim, iyi vatandaş olmanın ortamını oluştururken; kötü yöneticilerin varlığı iyi vatandaş olmayı zorlaştırabilmektedir.

Yönetim, insanlığın gelişmesinde anahtar bir role sahiptir ve bilimlerin en gençlerindendir. Genç yönetim bilimi de gençler gibi bazı toplumlarda ciddiye alınmamaktadır. Yönetim bilgisini önemsemeyen toplumlarda geri kalmışlık baş göstermektedir. Geri kalmışlığın temelinde ise, inatçılık, kibirlilik ve gelişmeye direnç gibi aşırı bağımlılık gösteren davranışlar gözlemlenmektedir. Yönetim bilimine ve bilgisine tepeden bakan yöneticilerin ve yönettiğini zannedenlerin durumlarını ibretle izliyoruz! Bu yöneticilerin özelliklerinden ve bakış açılarından bazılarına göz atacak olursak; “yönetim bir bilim değildir, doğuştan kazanılır! Yönetici en iyisini bilir ve en doğrusu da onun bildiğidir. Onun görüşlerine ve beklentilerine uygun olmayan her şey çok yanlış, hatta çok zararlıdır.” Bu durum gittikçe bağımlılık yapacaktır.

Yönetimde bağımlılık bazen istikrar unsuru olarak algılanırken; bazen de bir sorun haline gelebilmektedir. Esasında aşırı ölçüde bağımlılık her konuda sorun oluşturmaktadır. Örneğin; aşırı ölçüde işe bağımlılık işkolikliği, aşırı ölçüde eşe bağımlılık ise kılıbıklığı doğurabilmektedir. Yönetimde bağımlılık, çaresizlik duygusuna kapılma ve kendi çabalarının işe yaramayacağına inanma durumunu ifade etmektedir. Bağımlı insanlar genellikle diğerlerinin beklentileri ve yönlendirmeleri ile ilgilenmektedirler. Böylece, kendilerini daha güvende hissetmekte ancak, kendilerine olan özgüvenlerini kaybetmektedirler. Oysa bilgi çağında, yöneticilerin başarılı olmalarının temelinde fikir üretebilme, bağımsız hareket edebilme, takım oyuncusu olabilme, alışkanlık ve davranışlarını değiştirebilme ve çevre koşullarının gerektirdiği bilgiyi öğrenme vardır.

Başkaları vasıtasıyla belirli amaçlara ulaşmaya çalışan yönetici, astlarının davranışları hakkında anlayış ve bilgi sahibi olmalıdır. Ancak, kendisini yeterince tanımayan bir yöneticinin başkalarının davranışları hakkında doğru bilgiye sahip olabileceğini ileri sürmek mümkün değildir. Yönetici esas itibariyle, insanların belirli amaçlar doğrultusunda davranmalarını sağlayan bir kişidir. Yöneticinin başarısı da bunu sağlama derecesine bağlıdır. Bu ise, yöneticinin önce kendisini tanıması, daha sonra da içinde bulunduğu ortamı ve bu ortamın özelliklerini tanıması ile mümkün olacaktır. Yerleşmiş deyimle kendini bilmek, yönetici için kaçınılmaz bir zorunluluktur.

İyi yönetimin ve iyi yönetici olmanın kesin bir tarifi ya da bir formülü bulunmamaktadır. Ancak, insan odaklı, katılımcı ve evrensel etik değerleri esas alan yönetim yaklaşımlarının başarılı olacağı varsayılabilir. Ne var ki, yöneticiler koltuğa oturunca koltuk onlara bağımlılık yapıyor... Yönetici koltuğa bağlandıkça da hakikatlerden uzaklaşabiliyor... Koltuksuzken düşündüklerinin ve inandıklarının tersine davranışlar sergileyebiliyor… Sonuçta hem yöneten hem de yönetilenler kaybediyor… Hızla değişen günümüz koşullarında, iyi yöneticiliğin zorlukları yanında kolaylıklar da bulunmaktadır. Bunlardan birisi, dernek ve vakıf gibi gönüllü kuruluşlarla işbirliği yapmaktır. Böylece, yöneticilik hem daha kolay hale gelecek hem de etkinlik artacaktır. Nitekim topluma katkıda bulunmanın yolu, gönüllü kuruluşlardan geçmektedir.