|
GÜNÜMÜZÜN VIP KONUĞU: GİRİŞİMCİ
İyi insan, iyi vatandaş kimdir? Bu soruya çok sayıda yanıt bulunabilir. Ancak, işlevi itibariyle, “üretebilen”, “değer katabilen” ve kattığı bu değerlerle insanları “mutlu edebilen” ve hayatlarına “güzellikler katabilen” kişi, elbette iyi insan, iyi vatandaştır. Buradan hareket edersek, üretebilen, üretilene değer katabilen ve tüm bunlarla insanları mutlu edebilen de girişimcidir. Dolayısıyla ekonomik ve sosyal gelişmenin kaynağında girişimcilik vardır. Son yıllarda, girişimciliğin prestiji de yükselmektedir.
Girişimci, üretim faktörlerini bir araya getirerek mal ve hizmet üretimi için girişim başlatan; ayrıca, üretim için gerekli finansman kaynaklarını ve üretimin değerlendirileceği pazarları bulan kişidir. Kısaca girişimci, un, yağ ve şekeri tedarik edip helvayı yapan kişidir. Burada un, yağ ve şeker klasik üç üretim faktörü olan emek, sermaye ve doğayı simgelerken; helvayı yapan kişi (helvacı) ise, dördüncü üretim faktörü olan girişimciyi -diğer bir ifadeyle müteşebbisi- simgelemektedir. Son yıllarda bilgi de beşinci bir üretim faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim, bilgi toplumunda girişimciliğin önemi ve değeri daha da yükselmektedir.
Girişimcilik, her dönemde önemliydi. Ancak, günümüzde ve gelecekte daha önemli hale gelen ve yükselen bir değer olacaktır. Çünkü gerek özel sektörde, gerek kamuda ve gerekse üçüncü sektörde (gönüllü kuruluşlarda) girişimcilik, gelişmişliğin göstergesi konumundadır.Bir toplumda girişimcilik ne kadar gelişmişse, o toplumun o kadar gelişmiş olduğunu düşünebiliriz. Girişimcilik sadece özel sektöre mahsus değil, aynı zamanda hem kamu sektörü için hem de üçüncü (sosyal) sektör olarak ifade edilen gönüllü kuruluşlar için de geçerlidir. Eğer toplumun bu üç sektöründe de girişimcilik zayıf ise, o toplumun ihtiyaçları etkin bir şekilde karşılanamayacak demektir. Girişimcilik bir meslek olarak kabul edilirse, özel sektörde olduğu kadar; kamu ve üçüncü sektörde de ona ihtiyaç duyulur. Girişimci, içinde bulunduğu ortamı geliştiren bir lider pozisyonunda olduğundan, içinde bulunduğu ortamı da iyileştirecektir. O halde, her alanda girişimciliğin geliştirilmesi, insanların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik kurumları oluşturan lider girişimcilerin ortaya çıkması toplumun daima ihtiyaç duyduğu bir durumdur.
Toplumun ihtiyaçlarına uygun şekilde üretim yapabilmek girişimciliğin temel özelliğidir. Yeni teknolojilerin hayata geçirilmesi veya geliştirilen bilimsel icatların insanlığın hizmetine sunulması da girişimciliğin bir fonksiyonudur. Yine, toplumun en önemli sorunu olan işsizliğin ortadan kaldırılmasının çözümü de girişimciliğin geliştirilmesine bağlıdır. Artık işsizlikle mücadelenin klasik anlayıştaki yeni yatırımlarla olamayacağı bilinmektedir. Kısacası, toplumun ekonomik ve sosyal açıdan gelişmesinin kaynağı, girişimciliktir.Bir kişinin girişimci olabilmesi için risk alabilme, sorumluluk üstlenebilme, yenilik yapabilme ve sürekli gelişme gibi özelliklere sahip olması gerekir. Bu niteliklere sahip olmayan bir kişi, “patron” veya yönetici olabilir; ancak girişimci olamaz. Öte yandan, nasıl ki bir yöneticiden girişimci özelliklerine sahip olması beklenemezken; bir girişimciden de iyi bir yönetici olması beklenemez. Bu çerçevede başarılı girişimcilerimizin yöneticiliği, profesyonel yöneticilere devretmeleri önerilmektedir. Aksi halde, kısa dönemde başarıyı yakalayan işletmeler, uzun vadede bu performansı sürdüremezler. Kısaca iyi bir girişimci, çoğu zaman iyi bir yönetici olamamaktadır.
|