slide

İnsan Kaynakları Yönetimi Konferansı

Dolu Dolu İKY Konferansı Aksaray Üniversitesi İşletme  Yönetim Topluğu tarafından organize edilen İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) Konferansı (Uygulamalı Sertifika Programı) üniversite öğrencilerinin yoğun katılımıyla ASÜ Konferans Salonunda gerçekleştirildi. İki gün boyunca devam eden konferansların ilki geçtiğimiz Salı günü, Aksaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Himmet Karadal’ın oturum başkanlığında iş dünyası temsilcileriyle yapıldı.   İSE Otomotiv İKY Müdürü Sibel Tok, Mercedes Benz İKY Uzmanı Nilgün Koçak, Sütaş İKY Müdürü Barış Fidan ve Balküpü İKY Müdürü Şaban Duldare üniversite öğrencilerine firmalarındaki insan kaynakları yönetimi uygulamalarını...

Devamını okuyun...

slide

Doç. Dr. Himmet KARADAL'ın Today's Zaman Röportajı

  Aksaray Eyes Breaking Out Its Shells Representatives of business circles in the central Anatolian province of Aksaray constantly point to growth in the cities of Konya and Kayseri, saying the development of these agricultural centers-turned-industrial boom cities is a good example for other cities. Surrounded by Ankara, Nevşehir, Konya, Niğde and Kırşehir, Aksaray is a central city in the literal geographical sense, but has been unable to sufficiently make use of this location’s advantage in the way Konya and Kayseri have done....

Devamını okuyun...

slide

PTT Kişisel Gelişim Semineri

13 HAZİRAN 2010 PAZAR GÜNÜ AKSARAY PTT BAŞMÜDÜRÜ SEYİT GÜRER ’İN İŞ DİSİPLİNİ HAKKINDAKİ AÇILIŞ KONUŞMASIYLA BAŞLAYAN KİŞİSEL GELİŞİM SEMİNERİ, DOÇ.DR HİMMET KARADAL'IN İŞ AHLAKI, POLİTİK DAVRANIŞ, EMPATİ, STRES YÖNETİMİ KONULARINDA VERDİĞİ EĞİTİMLERLE DEVAM ETMİŞTİR.  ETKİLEŞİM İÇİNDE VE TÜM PERSONELİN KATILIMIYLA GEÇEN SEMİNER SONUNDA, PTT BAŞMÜDÜRÜ SEYİT GÜRER EĞİTİMİN FAYDALI OLDUĞUNU BELİRTEREK DOÇ.DR HİMMET KARADAL’A TEŞEKKÜRLERİNİ İLETMİŞLERDİR......

Devamını okuyun...

slide

Doç. Dr. Himmet KARADAL'ın ABD Gezisi

Himmet KARADAL, ABD’de Girişimcilik ve KOBİ Konferansında Doç. Dr. Himmet KARADAL, 22-30 Haziran 2010 tarihleri arasında “Global Sınırlarla Köprü Kuran Girişimcilik” temasıyla düzenlenen uluslar arası bir konferansa konuşmacı olarak katılmak üzere Amerika Birleşik Devletleri'nde (Ohio) bulunacaktır. Küçük İşletmelerin Yönetimiyle ilgili olarak, “2010 ICSB World Conference” Komitesi tarafından organize edilen kongre, Hilton Cincinnati Netherland Plaza’da yapılmaktadır. 70’den fazla ülkeden yaklaşık 500 akademisyenin katılacağı toplantıya Türkiye’den iki öğretim üyesi konuşmacı olarak kabul edilmiştir. ODTÜ’den bir Öğretim Üyesi ile Aksaray’dan Himmet Karadal katılmaktadır. Karadal’ın Kıbrıs’tan...

Devamını okuyun...

slide

Doç. Dr. Himmet Karadal'ın Romanya Gezisi

  Doç. Dr. Himmet KARADAL Erasmus projesi kapsamında University of Transilvania'da Liderlik ve Stratejik Yönetim konularında eğitim vermiştir. Romanya'da üniversite öğrencilerine gösterilen sunumlara ulaşabilirsiniz    ...

Devamını okuyun...

Doç. Dr. Himmet Karadal Web Sitesi
AddThis Social Bookmark Button

GÜNÜMÜZÜN VIP KONUĞU: GİRİŞİMCİ


İyi insan, iyi vatandaş kimdir? Bu soruya çok sayıda yanıt bulunabilir. Ancak, işlevi itibariyle, “üretebilen”, “değer katabilen” ve kattığı bu değerlerle insanları “mutlu edebilen” ve hayatlarına “güzellikler katabilen” kişi, elbette iyi insan, iyi vatandaştır. Buradan hareket edersek, üretebilen, üretilene değer katabilen ve tüm bunlarla insanları mutlu edebilen de girişimcidir. Dolayısıyla ekonomik ve sosyal gelişmenin kaynağında girişimcilik vardır. Son yıllarda, girişimciliğin prestiji de yükselmektedir.

Girişimci, üretim faktörlerini bir araya getirerek mal ve hizmet üretimi için girişim başlatan; ayrıca, üretim için gerekli  finansman kaynaklarını ve üretimin değerlendirileceği pazarları bulan kişidir. Kısaca girişimci, un, yağ ve şekeri tedarik edip helvayı yapan kişidir. Burada un, yağ ve şeker klasik üç üretim faktörü olan emek, sermaye ve doğayı simgelerken; helvayı yapan kişi (helvacı) ise, dördüncü üretim faktörü olan girişimciyi ­-diğer bir ifadeyle müteşebbisi- simgelemektedir. Son yıllarda bilgi de beşinci bir üretim faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim, bilgi toplumunda girişimciliğin önemi ve değeri daha da yükselmektedir.


Girişimcilik, her dönemde önemliydi. Ancak, günümüzde ve gelecekte daha önemli hale gelen ve yükselen bir değer olacaktır. Çünkü gerek özel sektörde, gerek kamuda ve gerekse üçüncü sektörde (gönüllü kuruluşlarda) girişimcilik, gelişmişliğin göstergesi konumundadır.Bir toplumda girişimcilik ne kadar gelişmişse, o toplumun o kadar gelişmiş olduğunu düşünebiliriz. Girişimcilik sadece özel sektöre mahsus değil, aynı zamanda  hem kamu sektörü için hem de üçüncü (sosyal) sektör olarak ifade edilen gönüllü kuruluşlar için de geçerlidir. Eğer toplumun bu üç sektöründe de girişimcilik zayıf ise, o toplumun ihtiyaçları etkin bir şekilde karşılanamayacak demektir. Girişimcilik bir meslek olarak kabul edilirse, özel sektörde olduğu kadar; kamu ve üçüncü sektörde de ona ihtiyaç duyulur. Girişimci, içinde bulunduğu ortamı geliştiren bir lider pozisyonunda olduğundan, içinde bulunduğu ortamı da iyileştirecektir. O halde, her alanda girişimciliğin geliştirilmesi, insanların ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik kurumları oluşturan lider girişimcilerin ortaya çıkması toplumun daima ihtiyaç duyduğu bir durumdur.


Toplumun ihtiyaçlarına uygun şekilde üretim yapabilmek girişimciliğin temel özelliğidir. Yeni teknolojilerin hayata geçirilmesi veya geliştirilen bilimsel icatların insanlığın hizmetine sunulması da girişimciliğin bir fonksiyonudur. Yine, toplumun en önemli sorunu olan işsizliğin ortadan kaldırılmasının çözümü de girişimciliğin geliştirilmesine bağlıdır. Artık işsizlikle mücadelenin klasik anlayıştaki yeni yatırımlarla olamayacağı bilinmektedir. Kısacası, toplumun ekonomik ve sosyal açıdan gelişmesinin kaynağı, girişimciliktir.Bir kişinin girişimci olabilmesi için risk alabilme, sorumluluk üstlenebilme, yenilik yapabilme ve sürekli gelişme gibi özelliklere sahip olması gerekir. Bu niteliklere sahip olmayan bir kişi, “patron” veya yönetici olabilir; ancak girişimci olamaz. Öte yandan, nasıl ki bir yöneticiden girişimci özelliklerine sahip olması beklenemezken; bir girişimciden de iyi bir yönetici olması beklenemez. Bu çerçevede başarılı girişimcilerimizin yöneticiliği, profesyonel yöneticilere devretmeleri önerilmektedir. Aksi halde, kısa dönemde başarıyı yakalayan işletmeler, uzun vadede bu performansı sürdüremezler. Kısaca iyi bir girişimci, çoğu zaman iyi bir yönetici olamamaktadır.